Haber

İmamoğlu, Sinop’tan Ankara’ya Seslendi: “En Fazla 43 Gün Daha Gölgelenebilirsiniz, Ondan Sonra Hoşçakalın”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Uğur Mumcu Meydanı’nda Sinoplulara seslenerek, “Bugünkü iktidarda sadece bir kişi ‘ben her şeyi bilirim’ diyor. Bir futbol takımı düşün teknik direktörüyüm başı benim Yetmedi teknik direktör kaleci bile yetmedi Santrafor orta saha oyuncusuyum Yetmedi daha destekçisiyim. Ben onun oğluyum Gülmeyecek misiniz Güleceksiniz Ama biz sağduyu ekibi oluşturarak size geliyoruz Biz bu ülkenin çocuklarına güveniyoruz En büyük kaynağımız bu ülkenin evlatlarıdır. Sinop ‘ın değerli filozofunun dediği gibi; vatandaşlarının güneşi için yeterli, böylece yöneticiler gölge düşürmesin. Ankara’ya sesleniyorum. En fazla 43 gün daha gölgede kalacaksın. Bundan sonra güle güle” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Gerze ve Erfelek’ten başlayan Sinop ziyaretlerinin ikinci bölümünü il merkezinde sürdürdü. Sadece kadın yapımcıların hizmet verdiği Gelincik Pazaryeri’nde eşleri Fatoş Altay ve Dilek İmamoğlu’nun destek verdiği Altay ve İmamoğlu, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Esnaf ve vatandaşların dertlerini dinleyen Altay ve İmamoğlu, fotoğraf çektirmek taleplerini de geri çevirmedi. İmamoğlu, üretici kadınlara iktidara gelmeleri halinde tarıma verecekleri destek hakkında bilgi verdi. İmamoğlu vatandaşlarla sohbet ederken, eşi Dilek İmamoğlu da market alışverişi yaptı. Altay ve İmamoğlu’nun Sakarya Caddesi’ndeki esnafa yapmak istediği ziyaretler, vatandaşların ilgisi nedeniyle gerçekleştirilemedi. Vatandaşlar, kalabalık nedeniyle yavaş hareket etmek zorunda kalan İmamoğlu’nun aracıyla Sakarya Caddesi’nden Uğur Mumcu Meydanı’na kadar olan yaklaşık 2 kilometrelik mesafeyi kat etti. Altay, İmamoğlu ve Sinop Belediye Başkanı Barış Ayhan, Uğur Mumcu Meydanı’nda coşkulu kalabalığa hitap etti.

İmamoğlu, konuşmasında tüm Türkiye’yi ve Karadenizli hemşerilerini mahçup etmeyeceğini belirterek, şunları kaydetti:

“ULUS YÜKSELECEK: Size her zaman gurur duyacağınız işler göstereceğiz. Devletin vatandaşlarına karşı şefkatini en mütevazı şekilde, her zaman adaletten yana, doğrulardan yana, hesap verebilir, devletin vicdanını ve güzel yüreğini halkıyla paylaşan sizlere her zaman hissettirmeye devam edeceğiz. . Millet İttifakı olarak güzel bir yolculuğa çıktık. Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünün hayırlara vesile olmasını diliyor ve diliyoruz. Ama ne yazık ki çok büyük acılar yaşadık. 11 ilimizi etkileyen depremlerde maalesef canımızı kaybettik. Çok üzgünüz. Ateş üzerindeyiz. Ama biz millet olarak yükseleceğiz. Oradaki 14 milyon vatandaşımızın yeniden bizimle eşit olması, vatanında mutlu olması için millet olarak hep birlikte çalışacağız.

BUGÜNÜN GÜCÜ, İNSANIN ‘HER ŞEYİ BİLİYORUM’ DEMESİ BİLE: 14 Mayıs çok önemli bir tarih. Cumhuriyetin 100. yılında dünyanın önde gelen teknolojilerinden bahsetmek istiyoruz. Dünyanın en yaratıcı fikirlerine sahip bir ülkeden bahsedelim. Çocuklarımızın ve gençlerimizin en kaliteli eğitimle eğitim aldığı bir ülkede umutla konuşalım, geleceğe umutla bakalım. Cumhuriyetimizin 100. yılında adaleti, hak ve hukuku en güzel haliyle gururla anlatmak isteriz. Ama maalesef dediğimin tam tersini yaşıyoruz. Ne yazık ki bir akıl tutulması yaşanıyor. Ne yazık ki bugünkü iktidar ‘Ben her şeyi bilirim’ diyor. “Her şeye sahibim” diyor. Bu güçle ilgili bile değil, sadece bir insan – farkında mısın? Size ‘Bir futbol takımı düşünün’ deseydim. Ben teknik direktörüm. Ben başım. Bu yeterli değil; Ben menajerim, hatta kaleci ve forvet. Ben de orta sahadayım. Yetmedi, ben de hayranıyım. ben onun oğluyum gülmüyor musun Sen gülersin. Ama biz sağduyulu bir ekip oluşturarak karşınıza çıkıyoruz.

BU İTTİFAK MİLLETİN İTTİFAKIDIR: 2017’den beri bir ittifak arayışı var. Bu ittifak millet ittifakıdır. Hepimiz bu ittifak içindeyiz. Orada her zaman biriz. Biz birliğin gücüyüz. Bütün görüşler o ittifaktadır. Siyasetin ötesinde bir zamanda yaşıyoruz. Temel ihtiyaçlarımızı gidermek zorundayız. Ben sadece sıraladım. Onunla ekonomideki sorunlar hakkında konuşabiliriz. Bunun yanında tarımsal sorunlarımızdan da bahsedebiliriz. Bütün bunların yapılabilmesi için, bu karma yapı ve düzenin kurulması için 2017 yılında o tek kişi yola çıktı ve ittifak oluşturmak adına bu yola çıktı. 15 Mayıs sabahı bu yola çıkan ve Türkiye’nin 13. Cumhurbaşkanı olacak olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun selamlarını sizlere sunuyorum. İstanbul Kazandığımızda ne dedik? ‘ İstanbul ’16 milyon kişiye kazandırıyoruz’ dedik. O birliği, beraberliği, beraberliği sağlayan Meral Akşener Hanım’ın selamını getirdim sizlere. İttifakta yer alan tüm başkanların selamlarını getiriyoruz.

14 MAYISTAN SONRA BİR Türkiye DÜŞÜYORUM: 14 Mayıs’tan sonra bir Türkiye hayal ediyorum. 81 ilin her birinde tüm mahkemeler adalet ve hukuk için çalışıyor. 81 ilin hiçbirinde bir vali, hiçbir bürokrat, tek bir ağzın dediğine aldırış etmiyor. Devletin valisi devletin bürokratı olur. ve işini yapıyor. Biz bu ülkenin çocuklarına güveniyoruz. En büyük kaynağımız bu ülkenin çocuklarıdır. İşte bu güzel kızlar, bu güzel gençler, bu maaşlı hanımlar ve beyler. Ülkemizde 15-30 yaş arası 21 milyon genç var. Hep umutla konuşuyorsun, hep gülümsüyorsun, hep pozitifsin, hep ‘Her şey çok güzel olacak’ diyorsun. Neden? Çünkü o 15-30 yaş arası 21 milyon gence bel bağladım. Sırtım sağlam. Aynı zamanda milletimizin geleceği sağlamdır. Bu nedenle 81 ilde gençlerimiz eşit eğitim alacak. Bu ülkenin bir şehrinde gelir 10 lira iken Sinop’ta 5 lira olmaz. Milletin ittifakı ile devletin gücünü değil, vatandaşını azarlamayan, vatandaşına şefkat eli uzatan, vatandaşlarını birleştiren bir dönemi başlatacağız. İmtiyazlı kesimlerin hiçbir zaman hükümeti olmayacak. 86 milyon insanımızın hükümeti olacak, ayrıcalıklı bölümlerin değil, bir azınlığın değil. Maalesef yozlaştırılan, darbeye uğrayan, ne yazık ki yok sayılan bu ülkede demokrasiyi yeniden inşa edeceğiz. Bu ülkede özgürlükler çok önemli olacak. Üniversitedeki gençler konuşacak, anlatacak, fikirlerini paylaşacak. Bu ülkenin gençleri tweet atmaktan korkmayacak. yazacak kardeşim Bu kadar kolay.

PARTİYİ BU ÜLKEDEN SÜRDÜRECEĞİZ: Partizanlığı bu ülkeden çıkaracağız. Söylediklerim aslında hiçbirinize yabancı gelebilir. Eminim hepinizin bire bir aileleri vardır. Bakın ailemde bir Cumhuriyet Halk Partisi üyesi vardı. Geçmişte Demokrat Partililer de vardı, Adalet Partililer de vardı. Sonra ben çocukken ANAP’lılar, Doğru Yollar’lılar, MHP’liler vardı. ‘Nasıl bir aile’ diyeceksiniz. Vallahi öyleydi, Allah’a yemin olsun ki öyleydi. Ailem de öyleydi. Sinop’taki aileleriniz de öyleydi. Ancak, hiç bu kadar ayrılmamıştık. Herkes birbirine saygıyla baktı. Şimdi ne yapacağız? Partizanlık denen hastalık bu, ülkenin bütün kurumlarından, devletin bütün kurumlarından, İstanbul İçinde olduğu gibi, onu sökeceğiz. Cumhuriyetin ikinci asrının en kıymetli unsuru her ili kalkındırmak olacaktır. Sadece İstanbul Türkiye sadece Türkiye değil. Yurdumuzun her köşesini İstanbul yapacağız. Yurdumuzun her köşesini İstanbul’un bir ilçesi haline getireceğiz. Yapmalıyız. Bunu da hak ediyor. Sinop’un değerli filozofunun dediği gibi; Yeter ki yönetenler vatandaşlarının güneşini gölgelemesin. Ankara’ya sesleniyorum. En fazla 43 gün daha gölgede kalacaksın. Ondan sonra hoşçakal.

YENİ ‘KAZANANLAR’ KULÜBÜ’ ARTIK İNSANLARIN KOLU DEĞİL : 31 Mart’tan sonraki gün, 1 Nisan’da ‘kazananlar kulübü’ devreye girdi. Yeni ‘kazananlar kulübü’ artık bir avuç insandan ibaret değil. Artık milletimiz kazanmaya başladı. Ne dedi? ‘İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder’ dedi. sen git sen O günden anlamıştı. Hiç aklımıza gelmemişti. Ancak İstanbul’u millete kazandırdık, millet için bu seçimi de kazanacağız. İstanbul’un o hoş sesi. İstanbul’un güzel sloganını cennet toprağın her köşesine yayacağız. Adalet, güzellik ve pırıl pırıl bir bahar gelecek bu ülkeye. Güzel hemşerilerim, sevgili Karadenizliler, sevgili Sinoplular, ‘Her şey çok güzel olacak.’ Sizlerle, çocuklarla, gençlerle, Sinoplularla olacak.”

Kaynak: ANKA / Günümüz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu